İlişkide güven sorunu yaşayan birçok çift şu cümlelerle gelir:
“Aynı yerden tartışıyoruz.”
“Yanımda ama sanki yanımda değil.”
“Mesajı geç gördüğünde içim daralıyor.”
“Artık güvenemiyorum.”
İlişkide güven eksikliği çoğu zaman bir karakter sorunu gibi algılanır. Oysa araştırmalar romantik ilişkilerin bağlanma sistemi üzerinden işlediğini gösterir (Hazan & Shaver, 1987). Yani partnerimiz yalnızca hayat arkadaşımız değil, aynı zamanda stres anında yöneldiğimiz duygusal güvenli liman haline gelir.
Bu nedenle güven yalnızca sadakat sağlamak değil, şu soruların cevabıdır:
Sana ihtiyacım olduğunda ulaşabilecek miyim?
Kırıldığımda beni anlayacak mısın?
Aramızda bir sorun olduğunda ilişkiye yönelmeye devam edecek misin?
Bağlanma kuramına göre güven, partnerin erişilebilir ve duyarlı yanıtlarıyla güçlenir (Mikulincer & Shaver, 2007).
Araştırmalar ve klinik deneyim ilişkide güvenin şu yollarla inşa edildiğini gösteriyor:
Tutarlı ve öngörülebilir davranış
Duygusal erişilebilirlik
Çatışma sonrası onarma (repair)
Kırılgan duyguların paylaşılabilmesi
Zaman içinde tekrar eden güvenli deneyimler
Güven, büyük romantik jestlerle değil, küçük ama tekrar eden güvenli anlarla oluşur.
İlişkide güven kaybı her zaman aldatma ya da büyük bir krizle başlamaz. Çoğu zaman mikro kırılmalarla ilerler.
Göz devirmek. Duyulmamak.
Mesajların cevapsız kalması.
Kırıldığında “abartıyorsun” denmesi.
Bağlanma sistemi tehdit algısıyla aktive olur (Mikulincer & Shaver, 2007). Partnerimizin mesafeli davranması ya da duygusal olarak kapalı görünmesi, “Acaba şu an yalnız mıyım?” hissini tetikleyebilir.
Bu noktada kişiler genellikle otomatik bağlanma tepkilerine yönelir:
Daha çok yakınlık isteyen, ısrarcı ya da tepkisel davranan taraf
Geri çekilen, sessizleşen ya da mesafe koyan taraf
Bu örüntü araştırmalarda da gösterilmiştir (Simpson, 1990). Ancak bazı çiftlerde her iki taraf da geri çekilebilir ya da her iki taraf da yoğun tepkisel olabilir. Önemli olan davranış biçimi değil; davranışın altında yatan bağlanma ihtiyacıdır.
Zamanla bu döngü “ilişkide güven problemi” olarak deneyimlenmeye başlar.
Yakınlık, yalnızca duygu paylaşımıyla değil, o duygunun karşılanmasıyla gelişir (Reis & Shaver, 1988).
Partneriniz kırılgan bir duygu paylaştığında verdiğiniz yanıt kritik bir andır.
“Bunu duyuyorum.”
“Haklısın, seni kırmış olabilirim.”
“Ben de korktum.”
Gottman’ın çalışmalarına göre ilişkide asıl belirleyici olan çatışma değil, çatışma sonrası onarma girişimleridir (Gottman & Silver, 1999).
Onarma;
Hatanın kabul edilmesi
Partnerin deneyiminin anlaşılması
İlişkiye yeniden yönelme
Duygu Odaklı Çift Terapisi yaklaşımı, bu olumsuz döngünün fark edilmesini ve kırılgan duyguların görünür hale gelmesini güven inşasının temel adımı olarak tanımlar (Johnson, 2004).
Özetle: Güven, hiç kırılmamak değil, kırıldığında onarılabilmektir.
İlişkide güven kaybı yaşayan çiftlerin en sık sorduğu soru budur:
“Artık eskisi gibi olabilir mi?”
Araştırmalar bağlanma örüntülerinin sabit olmadığını ve ilişki içindeki deneyimlerle yeniden organize olabileceğini göstermektedir (Sroufe, 2005). Yani güven kaybı, ilişkinin otomatik olarak sonu değildir.
Ancak süreç sabır gerektirir.
İnsanlar geçmiş deneyimlerinden gelen beklentileri ilişkiye taşırlar ve çoğu zaman bu beklentileri doğrulayan işaretlere daha duyarlıdırlar (Murray, Holmes & Griffin, 2000). Bu nedenle güven yeniden inşa edilirken yalnızca davranış değil, anlamlandırma süreci de önemlidir.
Güven yeniden kurulurken genellikle şu adımlar gerekir:
Olanın açıkça konuşulması
Savunmadan dinleme
Duyguların adlandırılması
Tutarlı davranış değişimi
Zaman
Çift terapisi sürecinde genellikle şunlara odaklanılır:
Tekrarlayan güven döngüsünü görünür hale getirmek
Davranışın altındaki duyguyu keşfetmek
Bağlanma ihtiyacını ifade edilebilir kılmak
Onarma becerisini güçlendirmek
Amaç, kimin haklı olduğunu bulmak değil; iki tarafın da kendini daha güvende hissedebileceği bir ilişki zemini oluşturmaktır.
Eğer ilişkinizde güven eksikliği yaşıyorsanız ve bu döngüyü kendi başınıza değiştirmekte zorlanıyorsanız, çift terapisi bu süreci daha güvenli bir alanda ele almanıza yardımcı olabilir.
Gottman, J., & Silver, N. (1999). The seven principles for making marriage work. Crown Publishers.
Hazan, C., & Shaver, P. (1987). Romantic love conceptualized as an attachment process. Journal of Personality and Social Psychology, 52(3), 511–524.
Johnson, S. M. (2004). The practice of emotionally focused couple therapy: Creating connection. Brunner-Routledge.
Mikulincer, M., & Shaver, P. R. (2007). Attachment in adulthood: Structure, dynamics, and change. Guilford Press.
Murray, S. L., Holmes, J. G., & Griffin, D. W. (2000). Self-verification in close relationships. Psychological Inquiry, 11(4), 301–325.
Reis, H. T., & Shaver, P. (1988). Intimacy as an interpersonal process. In S. Duck (Ed.), Handbook of personal relationships. Wiley.
Simpson, J. A. (1990). Influence of attachment styles on romantic relationships. Journal of Personality and Social Psychology, 59(5), 971–980.
Sroufe, L. A. (2005). Attachment and development: A prospective, longitudinal study. Guilford Press.