Bazen bir olay olur ve bir anda içimiz karışır.
“Bunu bana bilerek yaptı.”
“Demek ki değer vermiyor.”
“Ben zaten hep böyleyim.”
O an yaşadığımız şey sadece belli bir duyguyu hissetmekle ilgili değildir. Aynı zamanda zihnimizin nasıl çalıştığıyla ilgilidir. İşte burada devreye zihinselleştirme (mentalizasyon) girer.
Zihinselleştirme (Mentalizasyon) Nedir?
Zihinselleştirme, hem kendi davranışlarımızın hem de başkalarının davranışlarının arkasındaki duygu, düşünce, niyet ve ihtiyaçları anlayabilme kapasitesidir (Fonagy et al., 2002). Basitçe:
“Şu an ne hissediyorum?”
“Neden böyle tepki verdim?”
“Karşımdaki bunu hangi ruh haliyle yapmış olabilir?” diye düşünebilme becerisidir.
Bu kapasite sabit değildir. Hepimizde vardır ancak özellikle stres ve yoğun duygu anlarında geçici olarak zayıflayabilir (Bateman & Fonagy, 2016).
Zihin Okumak mı, Zihinselleştirmek mi?
Zihin okuma: “Kesin bilerek yaptı.”
Zihinselleştirme: “Şu an çok kırıldım. Belki bilerek yapmadı ama ben bunu böyle deneyimledim.”
Zihin okuma kesinlik içerir. Zihinselleştirme ise merak ve ihtimal içerir. Araştırmalar, zihinselleştirmenin katı niyet atfetme eğilimini azalttığını ve kişilerarası çatışmaları düzenlemeye yardımcı olduğunu göstermektedir (Sharp et al., 2011).
Tetiklendiğimizde Ne Olur?
Yoğun duygusal anlarda zihinselleştirme kapasitesi geçici olarak düşebilir. Buna literatürde zihinselleştirme çöküşü (mentalizing breakdown) denir (Bateman & Fonagy, 2016).
Bu durumda:
Siyah–beyaz düşünme artar
Alternatif açıklamaları görme kapasitesi azalır
Niyet atfetme hızlanır
“Ben hep böyleyim” genellemeleri çoğalır
Fonagy ve Luyten’e (2009) göre zihinselleştirme kapasitesi özellikle bağlanma sistemi aktive olduğunda (örneğin ilişkisel tehdit hissi oluştuğunda) kırılgan hale gelir. Yani sorun çoğu zaman olayın kendisinden değil, o anda zihnimizin esnekliğini kaybetmesinden kaynaklanır.
Duygusal Regülasyon ile Bağlantısı
Zihinselleştirme ile duygusal düzenleme yakından ilişkilidir. Duyguyu isimlendirebilmek, onu düzenleyebilmenin ilk adımıdır. Mentalizasyon kapasitesinin güçlü olması, yoğun duygular karşısında daha esnek kalabilmeyi sağlar (Fonagy et al., 2002). MBT (Mentalizasyon Temelli Terapiler) literatüründe zihinselleştirmenin temel işlevlerinden biri, duygusal regülasyonu desteklemek olarak tanımlanır (Bateman & Fonagy, 2016).
Bu Neden Terapiyle İlgili?
Zihinselleştirme yalnızca belirli bir tanıya özgü bir beceri değildir. Güncel çalışmalar, mentalizasyon kapasitesinin birçok psikopatoloji alanında zorlanabildiğini ve bu nedenle transdiagnostik bir yapı olduğunu göstermektedir (Luyten & Fonagy, 2015).
Yani:
Depresyon
Anksiyete
Kişilik örüntüleri
İlişki problemleri
gibi farklı alanlarda zihinselleştirme kapasitesindeki dalgalanmalar rol oynayabilir.
Bu nedenle geliştirilen Mentalizasyon Temelli Terapi (Mentalization Based Therapy - MBT) yaklaşımı, başlangıçta borderline kişilik örüntüsü için geliştirilmiş olsa da zamanla farklı klinik gruplara uyarlanmıştır (Bateman & Fonagy, 2009; Bateman & Fonagy, 2016).
Terapide amaç:
Olay ile yorum arasındaki farkı görebilmek
Duygusal tetiklenme anlarını yavaşlatabilmek
Alternatif anlamları düşünebilmek
Kendi zihnimizin yanılabilir olduğunu kabul edebilmek gibi kapasiteyi güçlendiren alanlarda çalışmaktır.
Bu Sadece Çiftlerle mi İlgili?
Kesinlikle hayır. Zihinselleştirme:
Bireysel terapide
Ebeveynlikte
İş hayatında
Romantik ilişkilerde
özetle hayatın insan ilişkilerini içeren her alanında belirleyicidir.
Özellikle kişilerarası bağlamlarda zihinselleştirme kapasitesinin düşmesi, yanlış anlamaların ve ilişki döngülerinin sertleşmesine yol açabilir (Fonagy & Luyten, 2009).
Bireysel terapide ise çoğu zaman şu fark edilir:
“Benim verdiğim tepki aslında şu anki olaydan daha eski bir yerden geliyor.”
Bu farkındalık, suçlama değil düzenleme sağlar.
Sonuç
Zihinselleştirme, insanın hem kendisiyle hem başkalarıyla kurduğu ilişkinin temel yapı taşlarından biridir. Araştırmalar, bu kapasitenin geliştirilebilir olduğunu ve terapi sürecinde güçlendirilebildiğini göstermektedir (Bateman & Fonagy, 2016).
Zihinselleştirme kaybolduğunda hayat daralır.
Güçlendiğinde ise hem duygusal hem ilişkisel esneklik artar.
Kaynakça
Bateman, A., & Fonagy, P. (2009). Randomized controlled trial of outpatient mentalization-based treatment versus structured clinical management for borderline personality disorder. American Journal of Psychiatry, 166(12), 1355–1364.
Bateman, A., & Fonagy, P. (2016). Mentalization-based treatment for personality disorders: A practical guide. Oxford University Press.
Fonagy, P., Gergely, G., Jurist, E., & Target, M. (2002). Affect regulation, mentalization and the development of the self. Other Press.
Fonagy, P., & Luyten, P. (2009). A developmental, mentalization-based approach to the understanding and treatment of borderline personality disorder. Development and Psychopathology, 21(4), 1355–1381.
Luyten, P., & Fonagy, P. (2015). The neurobiology of mentalizing. Personality Disorders: Theory, Research, and Treatment, 6(4), 366–379.
Sharp, C., Fonagy, P., & Goodyer, I. (2011). Imagining your child's mind: Psychosocial adjustment and mothers’ ability to mentalize. Journal of Child Psychology and Psychiatry, 52(11), 1177–1185